NYYSA’ DAN NAR’ A
Arazi : Nar, Türkiye’nin Kapadokya bölgesinde ve Nevşehir il merkezinin 2km kuzeyinde yaklaşık 3000 nüfusa sahip bir orta Anadolu kasabasıdır. Nar kasabası, Nar çayının oluşturduğu derin vadi eteklerinde yer alan eski Narköy yerleşmesi üzerine kurulmuş ve bu vadinin kuzeye devam eden karşı sırtlarına doğru fiziki gelişimini sürdürmektedir.
Jeoloji : Nar kasabasının jeolojik özelliği tüm Kapadokya bölgesinde olduğu gibi eski jeolojik dönemlerde Erciyes Dağı’nın volkanik faaliyetleri sonucunda oluşan kalın ve değişik orijinli tüflerle kaplıdır. Bu jeolojik özellik tüm Kapadokya bölgesinde olduğu gibi kayaların oyulması ile yüzyıllardır kullanıla gelen mağara-ev yapılmasını sağlamıştır.(46*)
Tarihi: Nar Kasabası Tarihinin, kilise mezarlık gibi tarihi kalıntılara bakıldığında Ortadoğu'dan kaçan ilk Hristiyanlara kadar uzandığı görülmektedir. Nar Kasabası ve önceki yerleşim yeri olan Nyssa, bugüne kadar, Roma, Bizans, Danişment, Selçuklu ve Osmanlı hakimiyeti altında yaşamıştır. Nar ismine ise kayıtlarda ilk defa Selçuklu Devleti'nin Danişmentliler' i 1157 yılında yenmesi ile Kapadokya'yı tamamen fethettiği dönemde rastlanmaktadır.(47*) Selçuklular Kapadokya'ya 1067 yılında gelmiş ve bölgede hakimiyeti ele almaları yaklaşık 100 yıl sürmüştür. Selçuklular öncesinde ise Kapadokya Bölgesindeki nüfus ve yerleşmelerin büyük kısmı Haçlı Seferleri ve 11. yy. daki Türk Beylikleri arasındaki savaşlarda yok olmuştur.
Selçuklu Devleti, fetihten sonra bu bölgeyi Müslümanlaştırma ve Türkleştirme Politikasının gereği olarak yeni köy yerleşmeleri kurmuştur. Göre, Nar, Muşkara bu bölgede kurulan yeni yerleşim yerlerinden bir kaçıdır.(48*)Nar'ın yerleşke olarak Nisa (Nyssa) şehri üzerine kurulu olduğu bilinmektedir.(49*)Nar'ın Selçuklular öncesi yerleşimi olan Nisa (Nyssa) şehri bir Bizans şehri idi ve bugünkü Nevşehir ve Nar arasındaki bir yerde bulunmakta idi. Nyssa, 1157'deki Danişmentliler ve Selçuklular arasındaki savaşta tamamen yok olmuştur.(47*)
Nar kasabasının ismi için iki açıklama yapılmaktadır. Birincisi Yunanca kökenli "sulak yer" anlamında olan Nero, Nora, Neroassos kelimelerinden geldiği söylenmektedir. İkincisi ise Arapçada ateş ve cehennem anlanıma gelen Ennar kelimesinden türediğidir. Bu iki yorum aslında Nar kasabasının iki ayrı tarihsel gerçekliğini anlatmaktadır.
Nar Kasabası 11.yy.'da Bizans sonrası Türklerin egemeliğinde, ağırlıklı olarak Hristiyan nüfusça oluşmuş ve göçebe Türklerin de yerleştiği bir köydür. 1584 yılı Tapu-Tahrir Defteri'ne bakıldığında, devlete vergi veren kayıtlı 49 kişinin 34'ünün Hristiyan isimli olması bu olguyu desteklemektedir. Ayrıca çevre köyler içinde sadece Nar'ın sulak olması Nar isminin Yunancadaki sulak yer kelimesinden türediğine dair diğer bir bulgudur.
Ennar ismi ise 18. yy.'da Kapadokya'da artan Müslüman nüfusun ağırlığına dair bir işarettir. Narlıların Nar kelimesinin Arapçadan geldiği söylemesi, Damat İbrahim Paşa'nın bölgeye yönelik Göçebe Müslümanları İskan Politikası dönemi sonrasını göstermektedir.
Nar Kasabasının tarihi yerlerine bakıldığında Nar'ın tarihi hakkında bazı bulgular elde edilmektedir.( )


Daha önceki yazılarımda Nevşehir İlinin Damat İbrahim Paşa zamanında kurulduğu, kuruluşunda dönemin göçebe Boynuinceler aşiretinin zorunlu iskana tabi tutulduğu; bunlarda durumu iyi olanların Nevşehir merkezde daha düşük olanların çevre köylere yerleştirilerek bunlara ev ve arazi verildiğinden bahsetmiştim.
1600’lü yıllarda Boynuinceler aşireti Kayseri, Nevşehir, Kırşehir ve Aksaray bölgesinde yerleşik düzende olmayan aşiret mensupları ve bu aşirete bağlı 8 büyük cemaatten oluşuyordu.
1800’ lü yıllara gelindiğinde ise aşiret kendine bağlı 18 büyük cemaatle yaklaşık 10.000 erkek nüfusa (Toplamda yaklaşık 20.000 kişi) ulaşmıştı.
Bunlardan yine yaklaşık 4.800 erkek nüfus Kırşehir, Nevşehir arasında İskan olmuştu.
Kimi zaman aramızda kinayeli espirilerle takıldığımız: Abuuşağı köyünün Boynuinceli aşiretinin Büyüksaları Cemaatinden, Fakıuşağı ve Emmiler köylerinin Küçüksaları cematinden geldiği ve 1729 yıllarında Nevşehir’ de zorunlu iskana tabi tutulan Boynuinceli aşiretine mensup cemaatlerden; Boynuinceli 98 hâne (ev), Büyüksalarlı 102 hâne, Hacıahmedli 60 hâne, Küçüksalarlı 106 hâne, Karacakürdlü 59 hâne, Danışmendli, Dumanlı 127 hâne, Sıdıklı, Herikli 107 hâne, Bekdik 79 hâne, Çeçeli, Kütüklü 35 hâne, Deliler 29 hâne, Savcılı 174 hâne, Kurtulu 43 hâne, Kürdmihmadlı 72 hâne, Horasanlı (Turasanlı) 22 hâne, Kursulu 40 hâne, Kurutlu 40 hâne ve Adakurutlusu 65 hâne olduğu bilgilerine sahipken;
Nar Kasabası’nın o dönem nüfusu ve döneme ait demografik yapısına ulaşamamış olmamız çok acı değilmi?
Kasabamızdaki lakaplardan: İnceler, Karacalar, Kürtler, Delibaşlar yukarıdaki cemaat isimleri ile benzerlikleri tamamen tesadüfmü acaba?
İbrahim SARIHAN - 2024 – NEV-NAR